11 Mart 2026

Bilim Kafe Etkinliklerimiz Ramazan’ın Manevi Atmosferiyle Devam Etti

Üniversitemizin toplumsal katkı misyonu doğrultusunda akademik bilgi ve deneyimini toplumla buluşturmayı amaçlayan Bilim Kafe etkinliklerimiz, farklı konuları vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor. Bilimsel bilginin herkes tarafından anlaşılabilir ve erişilebilir olmasını hedefleyen etkinlikler kapsamında düzenlenen programlar, akademisyenlerimiz ile toplum arasında güçlü bir iletişim köprüsü kurmayı amaçlıyor.

Bu kapsamda serinin on ikinci programı, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun bir şekilde “Ramazan ve İbadetlerimiz” başlığıyla Yahşihan Merkez Camii’nde gerçekleştirildi.

Üniversitemiz Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen programın moderatörlüğünü Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü öğretim elemanı ve Bilim İletişimi Ofisi Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Rıfat Kerem Gürkan yaptı. Yahşihan İlçe Müftüsü Dr. Hasan Kılıç’ın yanı sıra çok sayıda vatandaşın katıldığı programda Ramazan ayının anlamı, ibadetlerin önemi ve manevi hayat üzerindeki etkileri ele alındı.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bilim İletişimi Ofisi Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Rıfat Kerem Gürkan, “Üniversitemiz Bilim İletişimi Ofisi’nin düzenlediği Bilim Kafe etkinliklerinin on ikincisinde bugün, alışılagelmişin dışında, Ramazan’ın sosyal ve manevi iklimini akademik bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Etkinliğimiz kapsamında öncelikle, programımızın manevi atmosferini pekiştirmek üzere, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle Arş. Gör. Abdurrahman Enes Bozkurt hocamız bizlerle olacak. Ardından, kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan din musikisinden seçkiler sunmak üzere Arş. Gör. Enes Bozgeyik ve İslami İlimler Fakültesi Korosu bizlerle olacak. Programımızın devamında ise, Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Yılmaz, Ramazan ve ibadetlerin hayatımızdaki yeri üzerine bir konuşma yaparak, konuyla ilgili seçkin hadis-i şerifleri bizlerle paylaşacaklar.” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmasının ardından program, Üniversitemiz Araştırma Görevlisi Abdurrahman Enes Bozkurt’un Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.

Tilavetin ardından program, Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi Araştırma Görevlisi Enes Bozgeyik ve İslami İlimler Fakültesi Korosu tarafından gerçekleştirilen ilahi dinletisiyle devam etti.

Program kapsamında söz alan Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Yılmaz, Ramazan ayının manevi boyutu ve ibadetlerin insan hayatındaki yeri üzerine kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasında Ramazan’ın yalnızca oruç ibadetinden ibaret olmadığını vurgulayan ve bu mübarek ayın bireyin hem manevi dünyasını hem de toplumsal ilişkilerini güçlendiren önemli bir dönem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Orhan Yılmaz, ‘’Rabbim şu mübarek ayın hürmetine varsa günahlarımızı affeylesin. Rabbim cümlemize bu mübarek ay içerisinde sağlık, sıhhat ve afiyetler nasip eylesin. Rahmeti bol, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan ayının son günlerine ulaşmış bulunuyoruz. Bu son günlerin içinde öyle bir gece vardır ki Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de onun değerini özellikle ifade etmiştir. Bu gece Kadir Gecesi’dir. Her ne kadar bazı âlimlerimiz hadislere dayanarak Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın 27. gecesi olduğunu söylemiş olsalar da Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizlere bu geceyi Ramazan’ın son on günü içerisinde aramamızı tavsiye etmiştir. Yani son on gece içerisinde herhangi bir gece Kadir Gecesi olabilir. Bu sebeple bu günleri ve geceleri en güzel şekilde değerlendirmek, ibadetle, dua ile, Kur’an ile ve tövbe ile geçirmek büyük bir fırsattır.


‘Ramazan Ayının Fazileti ve Kadir Gecesi’

Ramazan ayının faziletine de vurgu yapan Prof. Dr. Orhan Yılmaz, “Değerli kardeşlerim; Ramazan ayını mübarek kılan birçok hikmet vardır. Bunlardan biri Kadir Gecesi’dir. Bir diğeri ise tuttuğumuz oruçlardır. Bunun yanında Ramazan ayının en önemli özelliklerinden biri de Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlanmış olmasıdır. Miladi 610 yılında Peygamber Efendimize (s.a.v.) Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla ilk ayetler indirilmeye başlanmıştır. Bu nedenle Ramazan ayı aynı zamanda Kur’an ayıdır. Peygamber Efendimiz her Ramazan ayında Cebrail Aleyhisselam ile karşılıklı olarak Kur’an okur, buna ‘mukabele’ denirdi. Peygamber Efendimizin vefat ettiği son Ramazan ayında ise, bu mukabele iki kez yapılmıştır. Bu sebeple Ramazan ayı; sabır ayıdır, rahmet ayıdır, mağfiret ayıdır ve Kur’an ayıdır. Bu mübarek gün ve geceleri en güzel şekilde değerlendirmek, ibadetlerimizi artırmak ve Allah’a daha çok yönelmek hepimiz için büyük bir fırsattır. Ramazan ayı boyunca camilerimizi doldurduk, teravih namazlarını kıldık, Kur’an okumaya gayret ettik, yardımlaşmayı ve paylaşmayı artırdık. Bazı kardeşlerimiz kötü alışkanlıklarını bırakmaya çalıştı, bazıları ibadet hayatına daha fazla yöneldi. İşte önemli olan bu güzel davranışların Ramazan’dan sonra da devam etmesidir.” ifadelerini kullandı.

‘İbadetlerde Samimiyet ve Devamlılık’

“İbadet etmek demek Allah’a kulluk etmek demektir” ifadeleriyle sözlerine devam eden Prof. Dr. Orhan Yılmaz, “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ibadet kavramını çok daha geniş bir şekilde açıklamıştır. Allah rızası gözetilerek yapılan her güzel davranış ibadet sayılabilir. Elbette aklımıza ilk gelen ibadetler namaz, oruç, zekât ve hac gibi temel ibadetlerdir. Ancak bunun dışında yapılan birçok güzel davranış da ibadet hükmündedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde ‘Kardeşine tebessüm etmen sadakadır.’ buyurmuştur. Yine başka bir hadis-i şerifte ‘Yoldan insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırmak da sadakadır.’ buyurarak ibadetin sadece belli davranışlarla sınırlı olmadığını bizlere öğretmiştir. Bu açıdan baktığımızda vatan için, millet için, iyilik için, kardeşlik için yapılan her güzel iş de Allah rızası gözetildiği sürece bir ibadet sayılır. Ancak ibadetlerin de kendi içerisinde dereceleri vardır. Farz olan ibadetler vardır, vacip olanlar vardır, sünnet ve müstehap olan ibadetler vardır. Bir Müslümanın ilk görevi farz ibadetleri yerine getirmektir. Ardından vacipleri yerine getirir, sonra Peygamber Efendimizin sünnetine uymaya çalışır ve müstehap amellerle ibadetlerini zenginleştirir. Bunun yanında haram ve mekruh olan davranışlardan da uzak durmaya gayret eder. Peygamber Efendimizin hayatında bu konuda çok güzel bir örnek vardır. Rivayet edildiğine göre Necid bölgesinden bir adam Peygamber Efendimizin yanına gelerek İslam hakkında sorular sorar. Peygamber Efendimiz ona bir gün ve bir gecede beş vakit namaz kılması gerektiğini söyler. Adam bundan başka namaz olup olmadığını sorar. Peygamber Efendimiz nafile olarak kılabileceğini ama bunun dışında zorunlu bir namaz olmadığını belirtir. Ardından Ramazan orucundan bahseder. Adam yine başka oruç olup olmadığını sorar. Peygamber Efendimiz nafile olarak tutulabileceğini ifade eder. Bunun üzerine adam ‘Bunların üzerine bir şey eklemem ve eksiltmem.’ diyerek ayrılır. Adam gittikten sonra Peygamber Efendimiz ‘Eğer sözünde samimi ise, kurtuluşa ermiştir.’ buyurur. Bu hadis bizlere ibadetlerde en önemli şeyin samimiyet ve devamlılık olduğunu göstermektedir. Allah katında en sevimli amel, az da olsa devamlı yapılan ameldir. Bazen insan çok ibadet eder, fakat samimiyet olmadığı için bunun değeri az olabilir. Bazen de insan az ibadet eder, fakat ihlasla yaptığı için Allah katında çok kıymetli olabilir. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde ‘Bir dirhem yüz bin dirhemi geçmiştir.’ buyurmuş ve bunu şöyle açıklamıştır: Bir kişinin sadece iki dirhemi vardır ve bunlardan birini sadaka olarak verir. Başka birinin ise çok malı vardır ve yüz bin dirhem sadaka verir. İşte samimiyetle verilen o bir dirhem Allah katında daha kıymetli olabilir. Demek ki önemli olan çok yapmak değil, samimiyetle yapmaktır. Kur’an-ı Kerim okumak da büyük bir ibadettir. Peygamber Efendimiz ‘Kim Allah ile konuşmak isterse Kur’an okusun.’ buyurmuştur. Kur’an, Allah’ın kelamıdır ve onu okumak başlı başına bir ibadettir. Bu nedenle Ramazan ayında camilerimizde mukabeleler yapılır; insanlar Kur’an’ı birlikte okur ve dinler. Kur’an’ın aslı Arapçadır ve ibadet niyetiyle Arapça okunur. Türkçe mealler ise, Kur’an’ın anlamını öğrenmek için okunur. Kur’an’ın tilaveti insanın kalbine derin bir tesir bırakır. Dünyanın birçok yerinde insanlar Kur’an’ı dinleyerek etkilenmiş ve Müslüman olmuştur. Bizler ise, çocukluğumuzdan beri ezan sesiyle ve Kur’an sesiyle büyüdüğümüz için bazen bunun kıymetini yeterince fark edemeyebiliyoruz. Oysa bu büyük bir nimettir. Bu nimetin kıymetini bilmeli ve hem kendi imanımıza hem de gençlerimizin imanına sahip çıkmalıyız. Rabbim bizleri Kur’an’dan ayrılmayan, ibadetlerinde samimi olan ve Ramazan’ın bereketini bütün yıl boyunca yaşatan kullarından eylesin. Rabbim, hepimizi Kadir Gecesi’nin feyzinden ve bereketinden nasiplenen kullarından eylesin.’’ şeklinde konuştu.

Programın sonunda hediye takdimi gerçekleştirildi. Bilim İletişiminden Sorumlu Rektör Danışmanı, Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nuray Öztürk, Prof. Dr. Orhan Yılmaz’a fincan seti hediye ederken; Koordinatör Yardımcılarımız Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Rana Kara ve Dr. Öğr. Üyesi Rıfat Kerem Gürkan ise, Arş. Gör. Abdurrahman Enes Bozkurt ile Arş. Gör. Enes Bozgeyik’e hediye takdim etti.

Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.