62. Kütüphane Haftası’nda Üniversitemizde Kitap Okuma Etkinliği Düzenlendi
Üniversitemizde, 62. Kütüphane Haftası münasebetiyle öğrencilerin ve personelin okuma alışkanlıklarını teşvik etmek amacıyla “Kitap Okuma Etkinliği: Sayfaları Birlikte Çeviriyoruz” konulu etkinlik düzenlendi. Rektörlük Meydanı’nda gerçekleşen etkinliğe, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz katıldı.


12.30–13.00 saatleri arasında akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimizin bir araya gelerek hep birlikte kitap okunmasıyla başlayan etkinlik, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz’ın konuşması ile devam etti.
Okuma alışkanlığının meslek bilincindeki yeri ile kütüphanecilik açısından önemini vurgulayan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, “Hepinize teşekkür ederim. Özellikle idari personelimize ve kütüphanede görevli olmadığı halde burada bulunanlara teşekkür ederim. Bizim için önemli bir sürecin içindeyiz. İnşallah gelecek yıl Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünden ilk mezunlarımızı vereceğiz. Bu noktadan sonra bulunduğunuz her ortamda sadece birer birey değil, aynı zamanda temsil ettiğimiz değerlerin de birer taşıyıcısı olacaksınız. Şunu unutmamalıyız ki; okumak insanı geliştirir, iyileştirir ve dönüştürür. Okuma alışkanlığını kazanmış bireylerden oluşan bir toplumun hem kendisine hem de devletine kattığı güç tartışılmazdır. Hepimiz bu bilincin birer elçisi olarak bu misyonu taşımalıyız. Muhtemelen derslerde sizlere sık sık sormuşumdur: ‘Kitap okumayan var mı? Okuma alışkanlığı olmayan var mı?’ Olabilir. Bugün ne yazık ki eğitim sistemimiz okuma temelli, kütüphane temelli bir yapıdan ziyade; çoğu zaman beş seçenek arasından doğruyu bulmaya odaklı bir sistem. Bu nedenle, buraya gelene kadar, yani bu bölümü tercih edene kadar birçoğunuz bu dünyanın içine girmemiş olabilirsiniz. Bu çok anlaşılabilir, ama bundan sonrası için şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Okuma alışkanlığı olmayan bir kütüphaneci düşünemiyorum. Kütüphanelerde, arşivlerde, bilgi merkezlerinde görev alıp da kendini ben profesyonelim diye tanımlayıp, kitap okumayan, dergi takip etmeyen, yani okuma alışkanlığı kazanmamış birini açıkça söylüyorum ki, ben meslektaşım olarak görmüyorum. Çünkü biz ilk dersimizi nerede yaparız? Kütüphanede. Ve ilk dersimizin konusu nedir? Meslek bilinci. Belki şunu söylemişimdir, hatırlarsınız: Adınızı, soyadınızı unutabilirsiniz ama meslek bilinci kavramını unutamazsınız. Ve meslek bilincinin en temel unsurlarından biri nedir? Okuma alışkanlığıdır. Eğer bu alışkanlığı kazanmazsanız, eninde sonunda bir kütüphaneci değil, bir evrak memuru olursunuz. Sabah gelir, işinizi yaparsınız. Kataloglama yaparsınız, sınıflama yaparsınız. Ama şunu unutmayın: Bu işler, meslek bilincine sahip bir kütüphanecinin elinde bir sanata dönüşür fakat o bilinç yoksa aynı işler sıradan bir evrak işine dönüşür. İmza atarsınız, götürürsünüz, getirirsiniz… İşte o noktaya düşmemenin yolu, okuma alışkanlığına sahip olmaktır. Ben de sizler gibi bu eğitim sisteminden geçtim. Ne ilkokulda, ne ortaokulda, ne de lisede bizlere gerçek anlamda okuma alışkanlığı kazandırıldı. Bu farkındalığı üniversitede, Kütüphanecilik bölümünde kazandık. Ama benim hayatımda bir kırılma noktası vardı. Bir abim, amcaoğlum bana bir kitap hediye etti: Ahmed Günbay Yıldız’dan Yanık Buğdaylar. O kitabın içinde kayboldum. Resmen kendi köyüme gittim. Oradaki hayatı, dostlukları, emeği, hasadı yaşadım. Daha sonra bir başka eserle tanıştım: Jack London’ın Beyaz Diş adlı eseri. O kitabı okurken Sibirya’da dondum. Gerçekten üşüdüm. Defalarca filmini izlemeye çalıştım ama hiçbir zaman kitapta hissettiğim duyguyu bulamadım. Çünkü kitap, sizi içine alır; yaşatır. İşte bu yüzden özellikle yeni başlayanlara şunu söylüyoruz: Okuyun. Ne okursanız okuyun. Ama unutmayın, ömür sınırlı. Aldığımız nefes sınırlı. Bu yüzden mümkün olduğunca nitelikli eserleri tercih edin. Birbirinize kitap önerin, okuduklarınızı paylaşın.” şeklinde konuştu.


Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz’ın konuşmasının ardından etkinlik sona erdi.