Özel Öğrencilerimizle Birlikte Farkındalık ve Dayanışma Günü
Üniversitemizde, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Başalan öğrencilerimiz Kaan Durdu, Berkay Çenesiz, Ezel Güner ve Berkay Hazar’ı Senato Salonu’nda ağırladı. Programa, Üniversitemiz Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Arslan, Dekan Yardımcısı ve Engelsiz Yaşam Akademik Birim Temsilcisi Prof. Dr. Pelin Aksen, öğrencimiz Berkay Çenesiz’in babası Hasan Çenesiz, öğrencimiz Kaan Durdu’nun babası Murat Durdu ile birlikte akademik personelimiz de katılım sağladı..jpg)


Programda, günün anlam ve önemine dikkat değinerek Üniversitemizde yürütülen farkındalık çalışmalarına dikkat çeken Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Başalan, ‘’Rektör Hocamız yurt dışında olduğundan dolayı bu sabah beni arayarak sizlere selamlarını iletmemi istedi. Ben de kendisinin selamlarını ve iyi dileklerini tüm katılımcılara iletiyorum. Bugün, farklı gelişim gösteren bireylerimizi bir kez daha hatırladığımız, onları daha iyi anladığımız anlamlı bir gün. Sizler; değerli ailelerimiz, bu süreci her gün ve her an yaşıyorsunuz. Bizler de hocalarımız ve idarecilerimizle birlikte, başta Rektörümüz olmak üzere, sizlerin hayatını kolaylaştırmak için gayret gösteriyoruz. Üniversitemizde 2018 yılından bu yana, farklı gelişim gösteren bireyleri kendi bünyemizde yetiştirmek ve onlara en iyi eğitim ortamını sunmak adına yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu çabalarımızı her toplantımızda, her yönetim kurulu ve senato görüşmemizde ‘Gençlerimizin hayatını nasıl daha da kolaylaştırabiliriz?’ sorusu etrafında şekillendirdik. Bu noktada belirli bir başarı elde ettiğimize inanıyorum. Özellikle akran üniversitelerle kıyaslandığında, engelli öğrenci ve mezun sayımız, sunduğumuz imkânlar ve oluşturduğumuz kapsayıcı ortam açısından önemli bir noktada olduğumuzu düşünüyoruz. Bu başarıyı, YÖK’ün değerlendirmelerinde ve uluslararası sıralama kuruluşlarının raporlarında da görmek mümkün. Engelli dostu üniversite anlayışımızın bir göstergesi olan ‘engelsiz bayraklar’ da bu çalışmalarımızın somut bir sonucudur. Burada özellikle ifade etmek isterim ki bu durum bir hastalık meselesi değil, bir farklılıktır. Ve bu farklılıklar, bizleri zenginleştiren en önemli değerlerimizdir. Sevgili öğrencilerimiz; sizlerin taleplerini karşılamak, ihtiyaçlarınıza çözüm üretmek ve hayatınızı kolaylaştırmak adına üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Sizler hem spor yapıyor hem de akademik eğitim alıyorsunuz. Bu gerçekten çok kıymetli ve takdire şayan bir durum. Ben de üniversite yıllarımda güreşle ilgilenmiş biri olarak sporun hayatınıza kattığı değeri çok iyi biliyorum. Sizleri bu azminizden dolayı gönülden tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Hayatın içinde hep birlikteyiz. Sizlerin sahip olduğu farklılıkların yanında, üstün yeteneklerinizi görmek, onları fark etmek ve geliştirmek hem bizler hem de aileleriniz için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Bazı zorluklar olsa da bu özel yeteneklerin, aslında önemli bir avantaja dönüştüğüne inanıyorum. Bizlerin sizlerden öğreneceği çok şey var. Bu anlayışın yaygınlaşması, daha fazla öğrencimizin üniversite eğitimine katılması açısından büyük önem taşıyor. Sizlerin burada yaşadığı güzel deneyimler, başka ailelere de umut olacaktır. Üniversitelerimize bu konuda önemli sorumluluklar düşmektedir. Geçmişte yurt dışında bulunduğum dönemlerde, özel gereksinimli bireylere sunulan imkânları gördüğümde, ülkemizdeki bireylerin de en az bu kadarını, hatta daha iyisini hak ettiğini düşünmüştüm. Şükürler olsun ki bugün geldiğimiz noktada bu gelişmeleri ülkemizde de görmek bizleri mutlu ediyor. Bu nedenle hem sahip olduklarımız için şükretmeli hem de daha iyisini yapmak için çalışmaya devam etmeliyiz. Sözlerimin sonunda; sevgili öğrencilerimizi, kıymetli ailelerini ve büyük bir özveriyle çalışan hocalarımızı yürekten tebrik ediyorum. Öğrencilerimizin eğitimini ve sosyal yaşamını kolaylaştırmak adına gösterdikleri hassasiyet için tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.’’ ifadelerini kullandı.
Üniversitemizde farkındalık yaratmak ve özel öğrencilerimize destek vermek amacıyla düzenlenen programda söz alan Spor Bilimleri Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Sibel Arslan, ‘’Bizler, üst yönetimimizin bizlere açtığı yolda ilerleyerek öğrencilerimize en iyi şekilde destek olmaya gayret ediyoruz. Dekanlık görevine başladığımda, Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan’ın bana verdiği ilk görev özel öğrencilerimizle ilgili çalışmalar yürütmek oldu. Bu durum, kendisinin özel öğrencilerimize yönelik hassasiyetinin en önemli göstergelerinden biridir. Spor Bilimleri Fakültemizi büyük bir aile olarak görüyoruz. Bu ailenin en kıymetli parçalarından biri ise gençlerimiz ve onların değerli aileleridir. Özel bireylerin dünyamızı güzelleştirmek için var olduklarına yürekten inanıyorum. Onların temiz kalpleri ve saf duyguları, bizlere insanlığın en güzel yönlerini hatırlatmaktadır. Tüm kötülüklerden uzak olan bu güzel yüreklerin, sahip oldukları iyiliğin tüm dünyaya yayılmasını temenni ediyorum. Aramızda oldukları için büyük bir mutluluk duyuyor, bizlere kattıkları değer için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.’’ şeklinde konuştu.
Bu anlamlı günde bir arada olmaktan duydukları mutluluğu ifade ederek konuşmasına başlayan Üniversitemiz Spor Bilimleri Fakültemiz Dekan Yardımcısı ve Engelsiz Yaşam Akademik Birim Temsilcisi Prof. Dr. Pelin Aksen, ‘’Bugün 2 Nisan, yani Dünya Otizm Farkındalık Günü. Sizin de ifade ettiğiniz gibi otizm bir hastalık değil; sosyal etkileşimi, iletişimi ve davranışları etkileyen nörolojik bir farklılıktır. Bu nedenle bireyleri “özel gereksinimli” ya da “özel gelişim gösteren bireyler” olarak değerlendiriyor ve onların yaşamını kolaylaştırmanın hepimizin sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Biz de bu özel günü anlamak, farkındalık oluşturmak ve birlikte paylaşmak adına bir etkinlik düzenlemek istedik. Bu kapsamda otizmin sembollerinden biri olan mavi kurdeleyi kullanarak bir farkındalık çalışması gerçekleştirdik. Mavi kurdele; sakinliği, dinginliği ve anlayışı temsil etmektedir. Otizmin bir diğer sembolü olan puzzle parçası ise her bireyin kendine özgü ve değerli olduğunu simgeler. Bugün öğretim elemanlarımız öncülüğünde düzenlediğimiz etkinlikte, tüm personelimiz ve öğrencilerimiz özel öğrencilerimize mavi kurdele takarak bu anlamlı güne destek verdi. Oldukça güzel ve anlamlı bir atmosfer oluştu. Farklılıklarımızla zenginleştiğimize inanıyor, sizlerin de ifade ettiği gibi bu çeşitliliği bir değer olarak görüyor ve birlikte kutluyoruz. Özel bireylerimizin hayatımıza kattığı güzellikler için her birine teşekkür ediyoruz.’’ dedi.
Özel gereksinimli öğrenciler ve ailelerinin üniversitede yaşadığı deneyimlere dair duygularını paylaşan Öğrencimiz Berkay Çenesiz’in babası Hasan Çenesiz, ‘’Başta rektörümüz olmak üzere, Sayın Dekanımıza ve çok kıymetli dekan yardımcılarımıza; Kerem Hocamıza ve Hüseyin Hocamıza gönülden teşekkür ediyorum. Bizler, özel gereksinimli bireyler ve aileleri olarak olarak hayatın pek çok alanında çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz. Buraya gelmeden önce de birçok önyargı, endişe ve tereddüt içindeydik. Ancak bugün geldiğimiz noktada şunu içtenlikle söyleyebilirim ki burada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Buradaki hocalarımızı sadece kurumsal anlamda değil, insani açıdan da çok büyük bir kazanım olarak görüyorum. Türkiye’de farklı üniversiteleri, farklı alanları inceleme fırsatım oldu. Samimiyetle ifade etmek isterim ki burada özel gereksinimli bireylerle kurulan iletişim, oluşturulan duygu bağı ve onlara sunulan sosyal alanlar gerçekten çok kıymetli. Bu konuda fakültemizin ve değerli yöneticilerimizin büyük katkılarını bizzat gözlemledik. Bu nedenle sözü fazla uzatmadan hepsine tekrar teşekkür ediyorum. Biz burada gerçekten çok mutluyuz. Bizlere bu mutluluğu bir lütuf gibi değil, bir sorumluluk ve görev bilinciyle sunan tüm hocalarımıza gönülden teşekkür ediyorum.’’ ifadelerini kullandı.
Üniversitemizde özel öğrencilerin eğitim ve sosyal yaşamına sağlanan katkılara dair düşüncelerini paylaşan Öğrencimiz Kaan Durdu’nun babası Murat Durdu, ‘’Kalbimden geçenleri ifade etmek isterim ki; hayatımızdaki en kıymetli insanlarla birlikte bu yolu yürümeye ve onların yaşamını daha güzel hale getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Yaşadığımız tüm zorluklara rağmen, sizlerin gösterdiği anlayış ve destek bizler için son derece kıymetlidir. Bu vesileyle hepinize saygı ve tebriklerimi sunuyorum. Hocalarımız başta olmak üzere, en büyük desteklerimizden biri de üniversitemizin tüm çalışanlarıdır. Yemekhane personelinden idari kadroya kadar herkesin öğrencilerimize gösterdiği ilgi ve hassasiyet bizleri gerçekten çok mutlu etmektedir. Özellikle birinci sınıfa yeni başlayan öğrencilerimizin bile bu farkındalığa sahip olduğunu görmek; sizlerin şefkati, merhameti, anlayışı ve desteği sayesinde mümkün olmaktadır. Tüm çalışanlarımızın, adeta bir görev bilinciyle hayatı kolaylaştırmaya yönelik çabaları bizleri hem sevindiriyor hem de gururlandırıyor. İnanın, bu kapıdan içeri girdiğimiz andan itibaren kendimizi bir kurumda değil, adeta bir aile ortamında hissediyoruz. Bu da mutluluğumuzu tarif edilemez derecede artırıyor. Bu nedenle başta Sayın Rektörümüz olmak üzere, siz değerli yöneticilerimize, kıymetli hocalarımıza ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyor, şükranlarımı arz ediyorum.’’ şeklinde konuştu.

Program kapsamında akademik personelimiz de Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün anlam ve önemine dair düşüncelerini paylaştı. Akademisyenler, özel gereksinimli öğrencilerle yürütülen eğitim çalışmalarının sadece akademik bilgi aktarımı değil, aynı zamanda empati, sosyal etkileşim ve toplumsal farkındalık kazandırma açısından da büyük değer taşıdığına dikkat çekti.







Program, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Başalan’ın öğrencilerimize hediyelerini vermesinin ardından toplu fotoğraf çektirilmesi ile sona erdi.