Sektör Profesyonelleriyle Kariyer Gelişimi Programları Çerçevesinde Kırıkkale İl Halk Kütüphanesi Müdürü Zeliha Atay Üniversitemize Konuk Oldu
Üniversitemiz İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tarafından “Sektör Profesyonelleriyle Kariyer Gelişimi-8” programı gerçekleştirildi. Programa, Kırıkkale İl Halk Kütüphanesi Müdürü Zeliha Atay konuk olarak katıldı. Yahya Kemal Salonu’nda gerçekleştirilen programa İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdussamed Yeşildağ, Bilgi Profesyonelleri Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Kavak, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Kasım Binici, akademik ve idari personelimiz ile öğrenciler katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program açılış konuşmasıyla devam etti. Programın açılış konuşmasını yapan İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Abdussamed Yeşildağ, “Öncelikle değerli konuğumuza bizlerle tecrübelerini paylaşacağı için teşekkür etmek istiyorum. Çünkü hayatta bir şeyler elde etmenin iki yolu vardır. Birincisi; çalışmak, emek vermek, gayret etmek ve bazen özellikle sınav dönemlerinde uykusuz kalarak mücadele etmektir. İnsan bu yolla deneyim kazanır. İkincisi ise, tecrübelerden istifade etmektir. Bu yol çoğu zaman daha kolaydır. Çünkü sizden önce birileri uzun yollar kat etmiş, yorulmuş, emek vermiş ve birçok deneyim edinmiştir. Siz de onların yaşadıklarından faydalanarak aynı yolu daha bilinçli ve daha hızlı şekilde geçme fırsatı bulursunuz. Bu nedenle büyüklerin ve tecrübeli insanların birikimlerinden yararlanmak çok kıymetlidir. Bizler de bugün değerli konuğumuzun tecrübelerinden istifade edeceğiz. Ben tekrar kendisine teşekkür ediyor, katılımlarınız için hepinize saygılar sunuyorum.” diye konuştu.

Halk kütüphaneciliğinin yalnızca bilgi hizmeti sunmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak konuşmalarına başlayan Kırıkkale İl Halk Kütüphanesi Müdürü Zeliha Atay, “Kütüphanecilik yalnızca kitap düzenlemek değil; insanla, bilgiyle ve toplumla bağ kurma mesleğidir. Bugün burada bir halk kütüphanesi müdürü olarak bulunuyorum ama kendimi sizlerden çok farklı bir yerde görmüyorum. Çünkü ben de bir zamanlar sizin oturduğunuz sıralarda oturan, mesleğini merak eden bir öğrenciydim. Unvanlar değişebilir ama meslek sevgisi değişmiyor. Ben her şeyden önce bir kütüphaneciyim. Müdürlük ise benim için amaç değil; mesleğimi daha iyi yapabilmek ve insanlara daha fazla dokunabilmek için bir araçtır. Üniversite yıllarında alanında çok değerli hocalardan eğitim alma fırsatım oldu. Onların yalnızca akademik bilgileri değil, mesleğe bakış açıları da bizi etkiledi. Kütüphaneciliğin sadece kitap düzenlemekten ibaret olmadığını; toplum, kültür, eğitim ve bilgiye erişim açısından önemli bir görev taşıdığını bu süreçte daha iyi kavradık. Halk kütüphaneleri toplumun her kesimine hitap eden çok yönlü kurumlardır. Çocuklar, gençler, yaşlı bireyler ve farklı kullanıcı profilleriyle çalışıyoruz. Bu durum bize iletişim kurmayı, empati geliştirmeyi ve kullanıcı ihtiyaçlarını anlamayı öğretiyor. Halk kütüphaneciliği yalnızca ödünç verme hizmetinden ibaret değil; etkinlik yönetimi, çocuk hizmetleri, dijital hizmetler ve sosyal projeler gibi birçok alanı kapsıyor. Teknolojinin kütüphaneciliği yok ettiğini düşünmüyorum, tam tersine dönüştürdüğünü düşünüyorum. Günümüzde dijital arşivler, veri tabanları, çevrim içi kataloglar ve yapay zekâ destekli sistemler kütüphaneciliğin önemli parçaları hâline geldi. Ancak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanların bilgiye rehberlik edecek kişilere ihtiyacı devam edecek. Çocuklarla çalışırken onların kendilerini özgür ve güvende hissetmelerine önem veriyoruz. Çünkü çocuk mutlu olduğu ortamda öğrenmeye daha açık oluyor. Meslek hayatımda beni en çok etkileyen anlardan biri de bir çocuğun etkinlik sonunda ‘Kütüphane benim en sevdiğim yer oldu’ demesiydi. Bazen küçük bir çalışma bir çocuğun hayatında büyük bir iz bırakabiliyor. Halk kütüphaneleri artık yalnızca sessiz çalışma alanları değil; aynı zamanda kültürel ve sosyal yaşam merkezleri hâline geliyor. Gelecekte teknoloji alanları, çocuk atölyeleri, dijital üretim merkezleri ve sosyal etkinliklerin daha da önem kazanacağını düşünüyorum. Elbette mesleğin zorlukları da var. Kullanıcı çeşitliliği, personel ve kaynak yetersizliği zaman zaman çalışma süreçlerini zorlaştırabiliyor. Ayrıca toplumda hâlâ kütüphaneciliğin yalnızca kitap düzenleme işi olduğu yönünde yanlış bir algı bulunuyor. Oysa biz bilgi yönetimi, dijital okuryazarlık, kullanıcı eğitimi ve kültürel etkinlikler gibi çok yönlü görevler üstleniyoruz. Eğer insanlarla iletişim kurmayı seviyorsanız, öğrenmeye açıksanız ve topluma fayda sunmak istiyorsanız bu meslek size çok şey katacaktır. Kendinizi geliştirmekten vazgeçmeyin ve yalnızca derslerle sınırlı kalmayın.” şeklinde konuştu.





Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından Zeliha Atay’a hediyesinin verilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.




