06 Mart 2026

Bilim Kafe’de Gençlerin Geleceğini Etkileyen Bağımlılık Konusu Ele Alındı

Üniversitemizin akademik bilgi ve tecrübesini toplumla buluşturmayı amaçlayan Bilim Kafe etkinliklerinin on birincisi, “Ergenlikte Bağımlılık: Seçimler ve Gerçekler” başlığıyla gerçekleştirildi. Üniversitemiz Bilim İletişimi Ofisi tarafından yürütülen Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında Kırıkkale Atatürk Anadolu Lisesinde düzenlenen programın moderatörlüğünü, Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi ve Bilim İletişimi Ofisi Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Rana Kara yaptı. Programa İl Aile ve Sosyal Hizmetler Müdür Yardımcısı Rukiye Eryılmaz, Atatürk Anadolu Lisesi Müdürü Adem Kargılı, Üniversitemiz Bağımlılıkla Mücadele Topluluğu üyeleri, Yeşilay Topluluğu üyeleri ve topluluk akademik danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Naciye Güven ile Atatürk Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bilim İletişimi Ofisi Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Rana Kara, “Kırıkkale Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi olarak geleneksel hâle getirdiğimiz ve bugün on birincisini gerçekleştirdiğimiz Bilim Kafe etkinliğimize hepiniz hoş geldiniz. Bilim Kafe etkinlikleri; bilimsel konuları akademik ders ortamından uzakta, insanların kendilerini daha rahat ifade edebildiği ve akademik konuları samimi mekânlara taşıyan bilim iletişimi etkinlikleridir. Biz de Kırıkkale Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi olarak bu çabanın bir parçasıyız. Bugüne kadar farklı mekânlarda, farklı temalarla düzenlediğimiz Bilim Kafe etkinliklerimizle bilimi konuşmaya, sorgulamaya ve paylaşmaya devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere 5 Mart, ülkemizde Yeşilay'ın kuruluş yıldönümü olarak kutlanmaktadır. 1920 yılında kurulan Yeşilay, bağımlılıklarla mücadele etmek ve toplumda sağlıklı yaşam bilincini yaymak amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanan Yeşilay Haftası'nda ise, bağımlılık konusunda toplumsal farkındalık oluşturulması kapsamında etkinlikler düzenlenmektedir. Dolayısıyla bu hafta boyunca bağımlılığın sosyal, psikolojik ve sağlık üzerindeki etkileri ele alınarak toplumda farkındalık oluşturulması amaçlanmaktadır. "Bağımlılık" kelimesini duyduğunuzda aklınıza ilk olarak sigara, alkol ya da zararlı maddeler gelebilir. Ancak günümüzde bağımlılık dediğimiz olgu maalesef bunlarla sınırlı değildir. Teknoloji bağımlılığından kumar bağımlılığına kadar uzanan davranışsal bağımlılıklar da hayatımızı farklı alanlarda etkilemekte ve geleceğimizi tehdit etmektedir. Dahası, bağımlılık sadece bireyi değil ailesini, arkadaşlarını ve tüm sosyal çevresini etkileyen bir sorundur. İşte tam da bu nedenle bilinçlenmek ve "hayır" diyebilme iradesini güçlendirmek her zamankinden daha kıymetli hâle gelmektedir.  Bugün aramızda bu önemli konuyu ele alacağımız kıymetli bir konuğumuz var. Birazdan bağımlılığa bilimsel açıdan değineceğiz. Bugün burada öğrenecekleriniz sadece bugününüz değil, yarınlarınızı da şekillendirebilir. Belki bir yakınınıza destek olursunuz, belki kendi hayatınızda farkındalık yaratırsınız. Bu yüzden merak etmekten ve soru sormaktan asla vazgeçmeyin diyorum.” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmasının ardından düzenlenen programda, ergenlik döneminde bağımlılık davranışlarının oluşum süreçleri, gençlerin karşı karşıya kaldığı riskler ve bu risklere karşı alınabilecek önlemler, Üniversitemiz Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanife Kocakaya tarafından ele alındı.
Sunumunda ergenlik dönemindeki beyin gelişimine değinen ve gençlerin karar verme süreçlerinin yetişkinlerden farklı işlediğini belirten Doç. Dr. Hanife Kocakaya, “Ergenlik (12–18 yaş) hayatın en hızlı gelişim dönemlerinden biridir. Bu süreçte kimlik arayışı, birey olma çabası ve özgürleşme isteği ön plana çıkar; risk alma ve yenilik arama eğilimi artar. Bunun önemli bir nedeni, beynin hâlâ gelişim sürecinde olmasıdır. Ergen beyninde ödül sistemi çok aktiftir; haz ve yeniliğe yetişkinlere göre daha güçlü tepki verir ve dopamin salınımı daha belirgindir. Buna karşılık karar verme, sonuçları öngörme ve dürtü kontrolünden sorumlu olan prefrontal korteks henüz tam gelişmemiştir. Bu nedenle ödül arayışı ile kontrol mekanizması arasındaki dengesizlik, ergenleri dış etkilere ve özellikle madde kullanımına karşı daha savunmasız hâle getirebilir. Bağımlılık ise, zararlı sonuçlara rağmen madde kullanımının devam etmesiyle ortaya çıkar. Kişi okul, aile ya da sağlık sorunları yaşamasına rağmen kullanımı bırakamaz. Aynı etkiyi hissedebilmek için giderek daha fazla maddeye ihtiyaç duyar (tolerans) ve madde alınmadığında fiziksel ya da ruhsal yoksunluk belirtileri yaşayabilir. Ergenlerde madde kullanımına zemin hazırlayan önemli risk faktörleri arasında akran baskısı ve dışlanma korkusu, aile içi çatışmalar ve iletişim eksikliği, akademik başarısızlık, düşük benlik saygısı ve stresle baş edememe yer alır.” dedi. 

''Ergenlikte Beyin Gelişimi ve Bağımlılık Riski''

Güçlü aile bağları, açık iletişim, okul bağlılığı, geleceğe yönelik hedefler, spor ve sanat gibi doğal dopamin kaynakları ve destekleyici arkadaş çevresinin önemli koruyucu faktörler olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Hanife Kocakaya, “Sigara ve alkol, genellikle bağımlılığa giden ilk basamak maddeleridir. Özellikle 15 yaşından önce alkol kullanmaya başlayan gençlerin ilerleyen yıllarda bağımlı olma riski çok daha yüksektir. Bu maddeler beyin kimyasını değiştirerek, esrar ve diğer yasa dışı maddelere geçişi kolaylaştırabilir. Alkol, beyin gelişimini olumsuz etkileyerek karar verme yeteneğini zayıflatır ve riskli davranışlara yol açar. Sigara ise, nikotin bağımlılığına neden olup, akciğer ve kalp-damar hastalıkları riskini artırır. Esrarın özellikle yüksek THC içeren türleri, öğrenme ve hafıza ile ilgili beyin bölgelerinde küçülmeye neden olarak, bazı kişilerde psikoz riskini artırabilir. MDMA, beynin serotonin depolarını hızla boşaltarak sonrasında ağır depresyonlara yol açabilir. LSD gibi halüsinojenler gerçeklik algısını bozabilir. Metamfetamin ve kokain gibi uyarıcı maddeler, kısa sürede güçlü bağımlılık oluşturarak kalp ritim bozuklukları, paranoya, halüsinasyonlar ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.” şeklinde konuştu.

''Madde Türleri, Riskler ve Korunma Yolları''

Opioid türü maddelerin beynin doğal ağrı kesici sistemini baskılayarak hızlı fiziksel bağımlılık oluşturduğunu ve bırakıldığında şiddetli yoksunluk belirtileri ortaya çıkardığını belirten Doç. Dr. Hanife Kocakaya, “Madde kullanımının erken sinyalleri arasında ani öfke patlamaları, içe kapanma, eski ilgi alanlarına karşı isteksizlik, okul başarısında düşüş, arkadaş çevresinin değişmesi, uyku düzeninin bozulması ve fiziksel yorgunluk sayılabilir. Bu risklere karşı en güçlü koruma kişisel seçimlerdir. Spor, sanat, müzik veya yeni beceriler edinmek gibi doğal yollarla beynin ödül sistemini desteklemek; stresle sağlıklı yöntemlerle baş etmek; riskli durumlarda “hayır” diyebilmek ve güvenli arkadaşlıklar kurmak, bu anlamda son derece önemli ve kıymetli tercihlerdir. Ayrıca aile ile açık iletişim kurmak, okul ve sosyal çevreyle bağları güçlü tutmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki bağımlılık bir zayıflık değil, tedavi edilebilir bir hastalıktır ve erken müdahale hayat kurtarabilir.” ifadelerini kullandı.  

Öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Doç. Dr. Kocakaya, ergenlik döneminde karşılaşılan riskler ve bu risklerle baş etme yolları hakkında katılımcılara önerilerde bulundu.

Programın sonunda, Yeşilay İl Kadın Komisyonu Başkanlığı görevini de yürütmekte olan Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Yeşilay Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Naciye Güven tarafından Yeşilay’ın tarihi, amacı, çalışma alanları ve Kırıkkale’de yürütülen faaliyetlerle ilgili kısa bilgiler verildi.

Etkileşimli bir şekilde gerçekleşen sunumun ardından Bilim İletişiminden Sorumlu Rektör Danışmanımız ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nuray Öztürk, öğrencilere yönelik kısa bir konuşma yaparak sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değindi ve gençleri bilinçli seçimler yapmaya davet etti. Konuşmasının ardından Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörümüz Dr. Öğr. Üyesi Nuray Öztürk, Doç. Dr. Hanife Kocakaya’ya teşekkür ederek çini işlemeli fincan seti hediye etti.

Program, günün anısına fotoğraf çektirilmesi ile sona erdi.