Bilim Kafe’de Gençlerin Geleceğini Etkileyen Bağımlılık Konusu Ele Alındı
Üniversitemizin
akademik bilgi ve tecrübesini toplumla buluşturmayı amaçlayan Bilim Kafe
etkinliklerinin on birincisi, “Ergenlikte Bağımlılık: Seçimler ve Gerçekler”
başlığıyla gerçekleştirildi. Üniversitemiz Bilim İletişimi Ofisi tarafından
yürütülen Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında Kırıkkale Atatürk Anadolu
Lisesinde düzenlenen programın moderatörlüğünü, Üniversitemiz Sağlık Bilimleri
Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi ve Bilim İletişimi Ofisi
Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Rana Kara yaptı. Programa İl Aile
ve Sosyal Hizmetler Müdür Yardımcısı Rukiye Eryılmaz, Atatürk Anadolu Lisesi
Müdürü Adem Kargılı, Üniversitemiz Bağımlılıkla Mücadele Topluluğu üyeleri, Yeşilay
Topluluğu üyeleri ve topluluk akademik danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Naciye Güven
ile Atatürk Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri katıldı.

Saygı
Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın açılış konuşmasını
gerçekleştiren Bilim İletişimi Ofisi Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi
Fikriye Rana Kara, “Kırıkkale Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi olarak
geleneksel hâle getirdiğimiz ve bugün on birincisini gerçekleştirdiğimiz Bilim
Kafe etkinliğimize hepiniz hoş geldiniz. Bilim Kafe etkinlikleri; bilimsel
konuları akademik ders ortamından uzakta, insanların kendilerini daha rahat
ifade edebildiği ve akademik konuları samimi mekânlara taşıyan bilim iletişimi
etkinlikleridir. Biz de Kırıkkale Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi olarak bu
çabanın bir parçasıyız. Bugüne kadar farklı mekânlarda, farklı temalarla
düzenlediğimiz Bilim Kafe etkinliklerimizle bilimi konuşmaya, sorgulamaya ve
paylaşmaya devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere 5 Mart, ülkemizde Yeşilay'ın
kuruluş yıldönümü olarak kutlanmaktadır. 1920 yılında kurulan Yeşilay,
bağımlılıklarla mücadele etmek ve toplumda sağlıklı yaşam bilincini yaymak
amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda her yıl 1-7 Mart tarihleri
arasında kutlanan Yeşilay Haftası'nda ise, bağımlılık konusunda toplumsal
farkındalık oluşturulması kapsamında etkinlikler düzenlenmektedir. Dolayısıyla
bu hafta boyunca bağımlılığın sosyal, psikolojik ve sağlık üzerindeki etkileri
ele alınarak toplumda farkındalık oluşturulması amaçlanmaktadır.
"Bağımlılık" kelimesini duyduğunuzda aklınıza ilk olarak sigara,
alkol ya da zararlı maddeler gelebilir. Ancak günümüzde bağımlılık dediğimiz
olgu maalesef bunlarla sınırlı değildir. Teknoloji bağımlılığından kumar
bağımlılığına kadar uzanan davranışsal bağımlılıklar da hayatımızı farklı
alanlarda etkilemekte ve geleceğimizi tehdit etmektedir. Dahası, bağımlılık
sadece bireyi değil ailesini, arkadaşlarını ve tüm sosyal çevresini etkileyen
bir sorundur. İşte tam da bu nedenle bilinçlenmek ve "hayır"
diyebilme iradesini güçlendirmek her zamankinden daha kıymetli hâle
gelmektedir. Bugün aramızda bu önemli
konuyu ele alacağımız kıymetli bir konuğumuz var. Birazdan bağımlılığa bilimsel
açıdan değineceğiz. Bugün burada öğrenecekleriniz sadece bugününüz değil,
yarınlarınızı da şekillendirebilir. Belki bir yakınınıza destek olursunuz,
belki kendi hayatınızda farkındalık yaratırsınız. Bu yüzden merak etmekten ve
soru sormaktan asla vazgeçmeyin diyorum.” ifadelerini kullandı.

Açılış
konuşmasının ardından düzenlenen programda, ergenlik döneminde bağımlılık
davranışlarının oluşum süreçleri, gençlerin karşı karşıya kaldığı riskler ve bu
risklere karşı alınabilecek önlemler, Üniversitemiz Tıp Fakültesi Psikiyatri
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanife Kocakaya tarafından ele alındı.
Sunumunda
ergenlik dönemindeki beyin gelişimine değinen ve gençlerin karar verme
süreçlerinin yetişkinlerden farklı işlediğini belirten Doç. Dr. Hanife
Kocakaya, “Ergenlik (12–18 yaş) hayatın en hızlı gelişim dönemlerinden biridir.
Bu süreçte kimlik arayışı, birey olma çabası ve özgürleşme isteği ön plana
çıkar; risk alma ve yenilik arama eğilimi artar. Bunun önemli bir nedeni,
beynin hâlâ gelişim sürecinde olmasıdır. Ergen beyninde ödül sistemi çok
aktiftir; haz ve yeniliğe yetişkinlere göre daha güçlü tepki verir ve dopamin
salınımı daha belirgindir. Buna karşılık karar verme, sonuçları öngörme ve
dürtü kontrolünden sorumlu olan prefrontal korteks henüz tam gelişmemiştir. Bu
nedenle ödül arayışı ile kontrol mekanizması arasındaki dengesizlik, ergenleri
dış etkilere ve özellikle madde kullanımına karşı daha savunmasız hâle getirebilir.
Bağımlılık ise, zararlı sonuçlara rağmen madde kullanımının devam etmesiyle
ortaya çıkar. Kişi okul, aile ya da sağlık sorunları yaşamasına rağmen
kullanımı bırakamaz. Aynı etkiyi hissedebilmek için giderek daha fazla maddeye
ihtiyaç duyar (tolerans) ve madde alınmadığında fiziksel ya da ruhsal yoksunluk
belirtileri yaşayabilir. Ergenlerde madde kullanımına zemin hazırlayan önemli
risk faktörleri arasında akran baskısı ve dışlanma korkusu, aile içi çatışmalar
ve iletişim eksikliği, akademik başarısızlık, düşük benlik saygısı ve stresle
baş edememe yer alır.” dedi.

''Ergenlikte Beyin Gelişimi ve Bağımlılık Riski''
Güçlü
aile bağları, açık iletişim, okul bağlılığı, geleceğe yönelik hedefler, spor ve
sanat gibi doğal dopamin kaynakları ve destekleyici arkadaş çevresinin önemli
koruyucu faktörler olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Hanife Kocakaya, “Sigara ve
alkol, genellikle bağımlılığa giden ilk basamak maddeleridir. Özellikle 15
yaşından önce alkol kullanmaya başlayan gençlerin ilerleyen yıllarda bağımlı
olma riski çok daha yüksektir. Bu maddeler beyin kimyasını değiştirerek, esrar
ve diğer yasa dışı maddelere geçişi kolaylaştırabilir. Alkol, beyin gelişimini
olumsuz etkileyerek karar verme yeteneğini zayıflatır ve riskli davranışlara
yol açar. Sigara ise, nikotin bağımlılığına neden olup, akciğer ve kalp-damar
hastalıkları riskini artırır. Esrarın özellikle yüksek THC içeren türleri,
öğrenme ve hafıza ile ilgili beyin bölgelerinde küçülmeye neden olarak, bazı
kişilerde psikoz riskini artırabilir. MDMA, beynin serotonin depolarını hızla
boşaltarak sonrasında ağır depresyonlara yol açabilir. LSD gibi halüsinojenler
gerçeklik algısını bozabilir. Metamfetamin ve kokain gibi uyarıcı maddeler,
kısa sürede güçlü bağımlılık oluşturarak kalp ritim bozuklukları, paranoya,
halüsinasyonlar ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.” şeklinde konuştu.
''Madde Türleri, Riskler ve Korunma Yolları''
Opioid
türü maddelerin beynin doğal ağrı kesici sistemini baskılayarak hızlı fiziksel
bağımlılık oluşturduğunu ve bırakıldığında şiddetli yoksunluk belirtileri
ortaya çıkardığını belirten Doç. Dr. Hanife Kocakaya, “Madde kullanımının erken
sinyalleri arasında ani öfke patlamaları, içe kapanma, eski ilgi alanlarına
karşı isteksizlik, okul başarısında düşüş, arkadaş çevresinin değişmesi, uyku
düzeninin bozulması ve fiziksel yorgunluk sayılabilir. Bu risklere karşı en
güçlü koruma kişisel seçimlerdir. Spor, sanat, müzik veya yeni beceriler
edinmek gibi doğal yollarla beynin ödül sistemini desteklemek; stresle sağlıklı
yöntemlerle baş etmek; riskli durumlarda “hayır” diyebilmek ve güvenli
arkadaşlıklar kurmak, bu anlamda son derece önemli ve kıymetli tercihlerdir.
Ayrıca aile ile açık iletişim kurmak, okul ve sosyal çevreyle bağları güçlü
tutmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak büyük önem taşır.
Unutulmamalıdır ki bağımlılık bir zayıflık değil, tedavi edilebilir bir
hastalıktır ve erken müdahale hayat kurtarabilir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden
gelen soruları da yanıtlayan Doç. Dr. Kocakaya, ergenlik döneminde karşılaşılan
riskler ve bu risklerle baş etme yolları hakkında katılımcılara önerilerde
bulundu.
Programın sonunda, Yeşilay İl Kadın Komisyonu Başkanlığı görevini de yürütmekte olan Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve Yeşilay Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Naciye Güven tarafından Yeşilay’ın tarihi, amacı, çalışma alanları ve Kırıkkale’de yürütülen faaliyetlerle ilgili kısa bilgiler verildi.
Etkileşimli
bir şekilde gerçekleşen sunumun ardından Bilim İletişiminden Sorumlu Rektör
Danışmanımız ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi
Nuray Öztürk, öğrencilere yönelik kısa bir konuşma yaparak sağlıklı yaşam
alışkanlıklarının önemine değindi ve gençleri bilinçli seçimler yapmaya davet
etti. Konuşmasının ardından Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörümüz Dr. Öğr.
Üyesi Nuray Öztürk, Doç. Dr. Hanife Kocakaya’ya teşekkür ederek çini işlemeli
fincan seti hediye etti.
Program,
günün anısına fotoğraf çektirilmesi ile sona erdi.

