“Geleceğe Hazırlık Konferans Serisi – III”te Bilgi Çağından Anlam Çağına Geçiş Konuşuldu
Üniversitemiz
Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Bilgi Profesyonelleri Topluluğu tarafından
düzenlenen “Bilgi Çağından Çıkış, Anlam Çağına Giriş” konulu “Geleceğe Hazırlık
Konferans Serisi – III” etkinliğinin konuğu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Bilgi ve
Belge Yönetimi Daire Başkanlığında görev yapan Dr. Nida Kayalı oldu.
Yahya Kemal Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Havva Özer Hafçı, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyesi ve Topluluk Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Kavak, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program açılış konuşmasıyla devam etti. Açılış konuşmasını yapan İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Havva Özer Hafçı, “Bilgi çağından çıkış, anlam çağına giriş ifadesi oldukça merak uyandırıcı. İçinde bulunduğumuz çağda bilgi son derece hızlı üretiliyor ve yayılıyor. Ancak bu hız içinde anlamı zaman zaman göz ardı ediyor olabilir miyiz? İşte bu soru üzerinde düşünmek oldukça önemli. Biz edebiyatçılar da anlamın peşinden giden insanlarız. Bu nedenle böyle bir programda yer almak bizim için ayrıca mutluluk verici. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü fakültemizin en genç ancak aynı zamanda en dinamik ve üretken bölümlerinden biridir. Bu değerli programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, aramızda bulunduğu için Dr. Nida Kayalı’ya ayrıca şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Ardından, Konferansın konuğu olan Cumhurbaşkanlığı Bilgi ve Belge Yönetimi Daire Başkanlığında uzman olarak görev yapan Dr. Nida Kayalı, konuşmasına günümüzde bilginin hızla çoğalmasının beraberinde yeni sorunlar da getirdiğine dikkat çekerek başladı. Bilgiye ulaşmanın artık tek başına yeterli olmadığını belirten Kayalı, önemli olanın doğru ve anlamlı bilgiye ulaşmak olduğunu vurguladı.

Kayalı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bulunduğumuz
dönem sıklıkla bilgi çağı olarak tanımlanıyor. Ancak gerçekten bilgi çağında mı
yaşıyoruz? Açıkçası bugün sizlere yalnızca bilgi vermek için burada değilim.
Çünkü günümüzde bilgiye ulaşmak için bir uzmanın fiziksel olarak bir mekânda
bulunmasına ya da insanların bir amfide toplanmasına artık ihtiyaç yok. Hepimiz
tek bir tuşla binlerce bilgiye ulaşabiliyoruz. Ancak burada ilginç bir paradoks
ortaya çıkıyor: Tarihte hiç olmadığı kadar fazla bilgiye maruz kalırken aynı
zamanda hiç bu kadar az şey bildiğimiz bir çağda yaşıyor olabilir miyiz?”
Geçmişte
bilgiye ulaşmanın daha zor olduğuna değinen Kayalı, bugün ise bilginin
kullanıcıya sürekli olarak aktığını ifade etti. Bildirimler, videolar ve sosyal
medya akışlarıyla insanların her an bilgiye maruz kaldığını belirten Kayalı, bu
durumun “bilgi oburluğu” olarak tanımlanabilecek yeni bir sorunu ortaya
çıkardığını dile getirdi.
“Nasıl ki aşırı yemek yemek bizi sağlıklı yapmazsa, çok fazla bilgi tüketmek de bizi bilge yapmaz.” diyen Kayalı, bilginin anlamlı hale gelebilmesi için sindirilmesi ve davranışa dönüşmesi gerektiğini belirtti. Bu noktada eskilerin “ilm-i hâl” kavramına değinen Kayalı, bilginin yalnızca bilmek için değil, yaşamak için gerekli olduğunu ifade etti.

İş hayatındaki deneyimlerinden de örnekler paylaşan Kayalı, teorik olarak doğru bilginin her zaman yeterli olmadığını, çoğu zaman “işe yarayan bilginin” öne çıktığını söyledi. Kurumlar açısından da benzer bir durumun geçerli olduğunu belirten Kayalı, bireysel bilgi ile kurumsal bilginin kesiştiği noktada anlamlı bilginin ortaya çıktığını vurguladı.
Bilgi
üretim ve kullanım sürecinin veri, malumat, bilgi ve bilgelik basamaklarından
oluştuğunu ifade eden Kayalı, özellikle yapay zekâ çağında bilginin
anlamlandırılmasının daha da önemli hale geldiğini belirtti.
Bilgi ve Belge Yönetimi alanının dönüşümüne de değinen Kayalı, “Bugün bir kütüphaneci, arşivci ya da bilgi yöneticisi artık yalnızca raf düzenleyen kişi değildir. Bizler aynı zamanda anlam küratörleriyiz; bilgiyi saklayan değil, kurumsal hafızayı canlı tutan ve karar kalitesini artıran profesyonelleriz.” dedi.

Konuşmasında belgenin tarihsel gelişimine de değinen Kayalı, taş ve kil tabletlerden papirüs ve parşömene, oradan kâğıda ve günümüzde elektronik belge yönetim sistemlerine uzanan sürecin bilgi yönetiminin dönüşümünü açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Öğrencilere
mesleki gelişim konusunda da tavsiyelerde bulunan Kayalı, geleceğin bilgi ve
belge yöneticileri için teknolojiye hâkim olmanın, veri analizi ve bilgi
modelleme alanlarında kendini geliştirmenin büyük önem taşıdığını belirtti.
Bunun yanında devlet teşkilatını tanımanın, yasal ve etik ilkeleri bilmenin,
güçlü iletişim becerileri kazanmanın ve pratik deneyim elde etmenin mesleki
gelişimin temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
Programın
sonunda Dr. Nida Kayalı, “Her birimiz bu dünyaya hiç kimsenin bizim gibi
yapamayacağı bir şeyi yapmak için geldik. Bilgi ve belge yöneticileri olarak
görevimiz yalnızca belgeyi saklamak değil, onu anlamlı bilgiye dönüştürerek
kurumların geleceğine katkı sağlamaktır.” dedi.
Program, Bilgi Profesyonelleri Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Kavak’ın Dr. Nida Kayalı’ya hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

