07 Mayıs 2026

Geçmişten Geleceğe Üretim Vizyonu Rektör-Öğrenci Buluşması’nda Ele Alındı

Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, Rektör-Öğrenci Buluşması kapsamında Türkiye Yüzyılı Kongre Merkezi’nde öğrencilerimizle buluştu. Buluşmaya Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Erol Yılmaz ve Prof. Dr. Sedat Aktan ile Genel Sekreterimiz Doç. Dr. Şevket Evci katıldı.

Üniversitemizde belirli aralıklarla gerçekleştirilen Rektör Öğrenci Buluşması’nın 15.’sinde Rektörümüz, öğrencilerimizle bir araya gelerek Üniversitemizin gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Savunma sanayii tarihi, yerli üretim süreçleri ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunarak ülkemizin geçmişten günümüze uzanan üretim tecrübesine dikkat çeken Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, “Kıymetli gençler, kıymetli hocalarım ve değerli idari personelimiz; soldaki görsellerde aslında bir milletin yarım kalan hikâyesini görüyorsunuz. En solda gözüken tabanca, Türkiye’nin ilk tabancasıdır. Nuri Killigil’in yapmış olduğu ilk tabanca. Nuri Killigil Paşa kim? Azerbaycan Bakü’yü Rus işgalinden kurtaran paşadır. Nuri Paşa, o dönemde Bakü’nün kurtarılmasının ardından Türkiye’nin ve gönül coğrafyasının mühimmata ihtiyacı olduğunu görerek İstanbul’da mühimmat üretimi yapmaya başlamıştır. Bir işletmede üretim yapabilmek için öncelikle ruhsat alınması gerekir. Nuri Paşa da faaliyetlerini sürdürebilmek için ruhsatını cam sanayi ürünleri üretimi üzerine almıştır. Yani resmî olarak bardak, sürahi gibi cam ürünleri üretmek üzere izin almıştır. Bunun sebebi, o dönemde hem müttefik devletlerin hem de diğer ülkelerin silah üretimine karşı çıkmasıdır. Bu karşı çıkışın önüne geçmek amacıyla üretim farklı bir alan üzerinden yürütülmüştür. Nuri Paşa tüm zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürmüş, ancak yaşanan bir patlama sonucunda 26 çalışma arkadaşıyla birlikte hayatını kaybetmiştir. Böylece bu üretim süreci de sona ermiştir. Görsellerde yer alan bir diğer önemli isim Şakir Zümre’dir. Şakir Zümre, o dönemde 1000 kilogramlık ve 2000 librelik uçaktan atılan bombalar dâhil olmak üzere çeşitli mühimmat üretimleri gerçekleştirmiştir. Ayrıca sadece ordunun ihtiyaçlarını karşılamakla kalmamış, bazı ülkelere ihracat da yapmıştır. Örneğin, Mısır’a kadar uzanan siparişler aldığı bilinmektedir. Ancak bu süreçte bazı ülkelerin etkisiyle mühimmat ihracatı zorlaşmış ve zamanla üretim alanı değişmiştir. Şakir Zümre’nin fabrikası 1940’lı yıllarda soba üretimine yönlendirilmiştir. Aynı şekilde havacılık alanında da önemli girişimler olmuştur. Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ bu alandaki öncü isimlerdir. Vecihi Hürkuş kendi imkânlarıyla uçaklar üretmiş, Nuri Demirağ ise İstanbul Yeşilköy’de (bugünkü havalimanı bölgesi) bir uçak fabrikası kurmuştur. Ancak bu girişimler çeşitli sebeplerle sürdürülememiş ve üretim kesintiye uğramıştır.’’dedi.

"Üretim Gücü, Bağımsızlığın Temelidir"

Öğrencilerimizin yalnızca akademik başarıyla yetinmeyip her alanda kendilerini geliştirmeleri, proje üretmeleri ve teknolojik dönüşümün bir parçası olmaları gerektiğini belirten Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, “Gençler, bunlar sizlerin bildiği ancak unutmamanız gereken tarihî süreçlerdir. Çünkü bir ülkenin üretim gücü aynı zamanda bağımsızlığının da temelidir. Eğer üretim sürekliliği sağlanamazsa bunun sonuçları tarih boyunca farklı coğrafyalarda görülmüştür. Bugün ise geçmişte yarım kalan birçok alanda yeniden üretim yapılabilmektedir. Savunma sanayii başta olmak üzere farklı teknolojik alanlarda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Geçmişte yapılamayan veya kesintiye uğrayan birçok üretim alanı bugün yeniden geliştirilme ve üretilme sürecine girmiştir. Örneğin, YILDIRIMHAN Balistik Füzesi ve benzeri alanlarda önemli çalışmalar yürütülmektedir. Bazıları bu çalışmaları 'konsept' olarak değerlendirilse de bu süreçler teknolojik gelişimin doğal bir parçasıdır ve zamanla prototip ve ürün seviyesine ulaşmaktadır. Metehan Uzay Üssü bu konsept çalışmasına örnektir; ama YILDIRIMHAN Balistik Füzesi konsept değildir. Aksilik olmazsa YILDIRIMHAN önümüzdeki sonbaharda Somali’den fırlatılacak. Somali’deki en büyük askeri üs, Türkiye'nin askeri üssü. YILDIRIMHAN Balistik Füzesi 6000 km menziliyle çok caydırıcı bir güç. Ekranda yerli ve milli yüksek teknolojili ürünlerimizi görüyorsunuz. Bizim hiçbir teknolojimiz, saldırı amaçlı değildir. Savunma amaçlıdır. Bunları neden söylüyorum? Sizin buradaki amacınız belli bir sürede mezun olup gitmek değildir. Burada iken öyle plan ve projeler düşünmeniz lazım ki, mezun olunca bizleri gururlandıran bu teknolojilerin projelerini, üretimlerini yapanlar arasında yer alın. Hedeflerinizi yüksek tutun. Mezun olmadan mutlaka projeler üretin, proje ekipleri arasında yer alın. Sevgili gençler; geçmişinizi unutmayın, bugünün ve bugün neler yapılmak istendiğinin farkında olun. Bunları yapmazsanız sıradan bir şekilde mezun olursunuz. Teknopark yanındaki Milli Teknoloji Atölyemizde proje çalışmalarınızı yapabilirsiniz. Orada sizlere sunulan imkânlardan faydalanın. Sizlerin en iyi şekilde yetişmesi ve mezun olması için elimizden geleni yapmaya çalıştığımız gibi bu konuda düşünce ve görüşlerinize de açığız. Şimdi söz sizlerde.” şeklinde konuştu.

Üniversitemizdeki görev ve sorumluluk alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak öğrencilerimize ve akademik camiaya yönelik hizmet anlayışını anlatan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, “Kıymetli öğrencilerimiz, değerli mesai arkadaşlarım, saygıdeğer hocalarım ve daire başkanlarımız; Üniversitemizde Rektör Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Rektörümüzün ikinci döneminde bu görevi üstlenmiş bulunuyor ve yaklaşık dört yıldır sorumluluklarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Sorumluluk alanlarım içerisinde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Birimi, Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı gibi ana birimler; Engelsiz Yaşam Birimi, Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Obezite ve Diyabet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi merkezler ve bunların yanı sıra Bilimsel Yayınlar Koordinatörlüğü ile Bilim İletişim Ofisi Koordinatörlüğü olmak üzere farklı sorumluluk alanlarım var. Bu çerçevede düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz görevler olduğu gibi sizlerden Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı kanalıyla gelen talepler çerçevesinde, öğrenci toplulukları, etkinlikler gibi devamlı ya da gelecek hafta hep birlikte üçüncü yılını kutlayacağımız BESST-İVAL etkinlikleri gibi dönemsel sorumluluklarım var. Bu çerçevede devletin bize sunmuş olduğu maddi imkânları sizlere hizmetkârlık etmek noktasında değerlendirmeye çalışıyoruz. Sizleri olabildiğince buradan donanımlı yetiştirmeye ve burada bulunduğunuz süre içerisinde memnuniyet düzeyinizi en üst düzeye taşıyabilmek için, mesai günü ve saati gözetmeksizin gayret ediyoruz. Her zaman kapımız sizlere açık. Bu toplantıların sonrasında da toplantı esnasında somut sorumluluk alanlarınıza yönelik olarak sizlerden gelen şikâyet ya da öneriler çerçevesinde bütün hocalarımla birlikte zaman zaman sizleri makam odalarımızda, çalışma ofislerimizde kabul ettiğimizi de biliyorsunuz. Bundan sonra da aynı şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz. İyi ki burada bizimle birliktesiniz. Hoş geldiniz.” ifadelerini kullandı.

Üniversitemizde görev dağılımı, öğrenci odaklı hizmet anlayışı ve yürütülen idari sorumluluklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Sedat Aktan, “Sevgili gençler, ben Veteriner Fakültesi öğretim üyesiyim. Rektörümüzün ilk döneminde Veteriner Fakültesi Dekanı olarak görev yaptım. Rektörümüzün ikinci döneminde ise, yaklaşık iki buçuk yıldır Rektör Yardımcısı olarak görevime devam ediyorum. Üniversitemizdeki daire başkanlıkları, üç rektör yardımcısı arasında paylaştırılmış durumda. Benim sehmime düşen alanlardan biri Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı oldu. Sehim kelimesini bilir misiniz? Hisse demektir. Bu kelimeyi rahmetli babaannemden duymuştum. Böyle güzel kelimelerin yaşaması için kullanmaya özen gösteriyorum. Öğrenci İşleri aslında oldukça zor bir alandır, ancak ben özellikle bu göreve talip oldum. Daha önce başka bir üniversitede de Rektör Yardımcılığı yapmıştım ve açıkçası o dönem bu alan gözümü biraz korkutmuştu. Fakat uzun yıllar sonra kendi memleketime, Kırıkkale’ye dönünce; sizlere hizmet etmek ve öğrencilerimizin işlerini kolaylaştırmak adına bu sorumluluğu özellikle üstlenmek istedim. Çeşitli etkinliklerde yurt dışından gelen rektörler ve rektör yardımcılarıyla da görüşmeler yapıyoruz. En son Polonya’dan gelen bir rektör yardımcısı, hangi alanlardan sorumlu olduğumu sorduğunda Öğrenci İşleri cevabını verince, jest ve mimikleriyle bunun ne kadar zor bir alan olduğunu ifade etmişti. Gerçekten de uğraşması zor bir alan; ama inanın, ben bu görevden büyük bir zevk alıyorum. Bunun yanı sıra Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ve Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı da bana bağlı. Fakülte ve meslek yüksekokullarımızın dışında Üniversitemizde çeşitli araştırma ve uygulama merkezleri bulunuyor. Bunlar da üç rektör yardımcısı arasında paylaştırılmış durumda. Örneğin Danışma Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, özellikle psikoloji ve pedagojik alanlarında olanlar bilirler, oldukça aktif çalışan merkezlerimizden biridir. Ayrıca Güvenlik Şube Müdürlüğü de benim sorumluluk alanımda yer alıyor. Bu konuya daha önceki görevlerimden dolayı da aşinayım. Bizim bütün gayretimiz sizlerin burada huzurlu, güvenli ve rahat bir eğitim hayatı geçirmeniz içindir. Bunu hem toplu organizasyonlarda hem de birebir görüşmelerimizde sık sık ifade ediyoruz. Sizler bizlere emanetsiniz. Bizlerin de çocukları var; burada okuyan ve mezun olan çocuğum da oldu, başka üniversitelerde eğitimine devam eden çocuğum da var. Bu yüzden sizleri birer öğrenciden öte, kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Belki birçok kurumda kolay kolay karşılaşılmayacak ölçüde erişilebilir olmaya çalıştık. Kapımızı çalıp gelen pek çok öğrencimizi makamımızda ağırladık. O an müsait olamadığımız birkaç öğrencimize ise daha sonra randevu vererek mutlaka görüşmeye çalıştık. Ben bu süreçten gerçekten büyük keyif aldım. Umarım sizlerin hayatına da olumlu anlamda dokunabilmişizdir. Çünkü üniversite eğitimi sadece derslerden, laboratuvar çalışmalarından ya da akademik süreçlerden ibaret değildir. Üniversite aynı zamanda insanda iz bırakan, hayatı şekillendiren önemli bir yaşam tecrübesidir. Bizler de sizlerin hayatında güzel izler bırakabilmek için gayret gösterdik. Ben bu görevden büyük bir mutluluk ve gurur duydum. Hepinize sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.” şeklinde konuştu.

Genel sekreterlik hizmetlerinin kapsamına ve yürütülen idari süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak öğrenci ve personel odaklı hizmet anlayışına dikkat çeken Genel Sekreterimiz Doç. Dr. Şevket Evci, “Üniversitemizde Genel Sekreter olarak görev yapmaktayım. Genel sekreterliğin görev alanı akademik faaliyetlerin yanı sıra ulaşım, güvenlik, temizlik ve yemek hizmetleri gibi birçok idari süreci kapsamaktadır. Bu hizmetleri, daire başkanlarımız ile fakülte ve yüksekokullarımızdaki sekreterlerimizle koordineli bir şekilde yürütüyoruz. Öğrencilerimize ve personelimize mümkün olan en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz. Zaman zaman gözümüzden kaçan ya da eksik kalan hususlar olabiliyor. Bu noktada sizlerden ve personelimizden gelen geri bildirimleri dikkate alarak hizmetlerimizi geliştirmeye ve iyileştirmeye çalışıyoruz. Elimizden geldiğince sunduğumuz hizmetlerin kalitesini artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Katılımlarınız için teşekkür ediyor, hepinize hoş geldiniz diyorum.” dedi.

Zaman yönetiminin önemine değinen ve öğrencilerimize hedefleri doğrultusunda 5 yıllık planlamalar yapmalarını tavsiye eden Rektörümüz, medeniyetimizin sabah namazından itibaren planlı bir şekilde yaşamaya hassasiyet gösterdiğini ve elde edilen başarılarda doğru planlamanın büyük katkısı olduğunu ifade etti.

Konuşmaların ardından gerçekleştirilen soru cevap bölümünde öğrencilerimiz, Üniversitemiz ile ilgili önerileriyle etkinliğe katkı sağladı.

Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan’ın öğrencilerimizin talep ve düşüncelerini dinleyerek kendisine yöneltilen soruları cevaplamasının ardından program sona erdi.